HG Holding Yönetim Binası
Kahramanmaraş, TR
Kahramanmaraş’taki HG Holding Yönetim Binası, kurumsal mimariyi bazen mesafeli bulanlara “dur bakalım” diyor ve işleri hem pratik hem de samimi bir havayla birleştiriyor. Dört kata yayılan 1.790 metrekarelik bu tasarım, personel ve ziyaretçiler için davetkar ve üretken bir ortam yaratmayı amaçlayarak geleneksel ofis estetiğinin bilinçli olarak ötesine geçiyor. Konforlu ve ilgi çekici bir atmosfere yapılan bu vurgu, mekansal organizasyondan malzemelerin incelikli seçimine kadar mimari kararların tamamına nüfuz ediyor.
Tasarım programı, kullanıcı akışını ve her bir bölgenin özel ihtiyaçlarını dikkatle göz önünde bulundurarak, iç işlevlerinin bilinçli bir organizasyonuyla şekilleniyor. Programların binanın dört katına bu stratejik dağılımı sadece bir bölümlendirme değil; daha ziyade, operasyonel verimliliği artırırken kullanıcının yolculuğunu ve çevre algısını etkilemek üzere tasarlanmış bir mekanlar hiyerarşisidir.
Bodrum katlar, üstteki ana işlevleri desteklemek üzere konumlanmıştır. B2 bodrum katı, toplantılar ve ortak çalışma faaliyetleri için temel alanlar sunan özel konferans salonlarına ev sahipliği yaparken, B1 katı zemin kattaki eczane operasyonları için depolama alanı sağlayarak önemli bir lojistik omurga görevi görüyor. Bu ayrım, verimli bir akış sağlayarak kamusal ve idari alanlardaki aksamaları en aza indiriyor. Zemin kat, binanın Holding kısmının ana girişini, eczane mekanlarıyla sorunsuz bir şekilde bütünleştirerek toplumla hayati bir arayüz görevi görüyor. Üstte yer alan birinci kat ise idari ofisler için özel bir alan sunarak odaklanmış ve işbirlikçi bir çalışma ortamını teşvik ediyor.
Bu planlama, yalnızca işlevselliği ve iç akışı optimize etmekle kalmıyor, aynı zamanda binanın bünyesinde yer alan çeşitli faaliyetler içinde sezgisel gezinme ve düzen duygusu sağlayarak genel kullanıcı deneyimine önemli ölçüde katkıda bulunuyor.
Binanın karakterinin merkezinde, malzeme paleti yer alıyor. Sıklıkla kurumsal mekanlarda rastlanan “steril” görünümden uzaklaşan bu tasarım, duyuları canlandıran ve refahı artıran, çeşitli doku ve tonları kullanmaktadır.
İdari ofislerde, gri halı tonlarındaki çeşitlilik, açık plandaki bireysel çalışma alanlarını belirlemenin yanı sıra, ayak altında dokunsal bir yumuşaklık sunarak günlük işler için daha konforlu ve daha az gürültülü bir ortama katkıda bulunuyor. Buna karşılık, konferans salonlarındaki canlı, desenli halı, enerji ve dinamizm duygusu katıyor, bu mekanı görsel olarak farklılaştırıyor ve ortak etkinlikler için daha ilgi çekici bir atmosfer oluşturuyor.
Duvar kaplaması olarak kullanılan Statuario beyaz mermerin, koyu gri mermer döşemenin zemine oturan varlığıyla yan yana gelmesi, zarafet ve stabilite arasında bir denge yaratıyor. Beyaz mermerin yansıtıcı özellikleri doğal ışığın yayılımını artırarak daha aydınlık ve havadar bir hisse katkıda bulunurken, koyu döşeme sağlamlık hissi veriyor. Dokunsal bir sıcaklık katmanı sunan açık bej duvar kaplaması, daha sert yüzeylerle kontrast oluşturan daha yumuşak bir görsel ve fiziksel doku sağlıyor. Bu etki, mimari elemanlarda açık kahverengi vernikli doğal meşe entegrasyonuyla daha da artırılarak, ahşabın doğal sıcaklığını ve organik kalitesini iç mekana taşıyor.
Son olarak, mobilya ve masif yüzeylerde kahverengimsi turuncu ve zeytin yeşili vurguların kullanımı, görsel dayanak noktaları sunarak mekanın monotonlaşmasını önlüyor ve daha ilgi çekici bir ortama katkıda bulunuyor. Bu malzeme stratejisi, tasarımın sadece işlevsel değil, aynı zamanda kullanıcılarının duyusal ve duygusal deneyimine olumlu katkıda bulunan mekanlar yaratma taahhüdünün altını çiziyor.
HG Holding Yönetim Binası’nın mimari formu, net, düz çizgiler ve yumuşak kavisler arasında bir diyalogla karakterize edilen çağdaş bir duyarlılığı bünyesinde barındırıyor. Bu etkileşim, hem genel kütle oluşumunda hem de iç mekan düzenlemelerinde belirgindir.
İdari ofislerde, net bir grid sistemi etrafında düzenlenmiş açık plan yerleşim, verimliliği ve görsel bağlantıyı teşvik ediyor. Resepsiyon alanı, sakinleştirici mavi bir fon önünde yer alan şık bir resepsiyon masasının bulunduğu, dingin bir varış noktası sunan bir geçiş mekanı işlevi görüyor. Bilinçli şekilde farklı biçimleri karıştırarak hem kullanışlı hem de sıcak bir ortam oluşturulmuştur.
HG Holding Yönetim Binası’nın tasarımı, çevrenin özellikle sağlıkla ilişkili mekanlarda insan refahı üzerindeki derin etkisine dair artan bir anlayışı benimsiyor.
Tamamen işlevsel değerlendirmelerin ötesine geçen mimari yaklaşım, kullanıcı odaklı tasarım ilkelerini aktif olarak bütünleştiriyor. Sert, kurumsal estetikten bilinçli olarak uzaklaşılması, genellikle kaygı ve kopuklukla ilişkilendirilen bu tür ortamların psikolojik etkilerini kabul ediyor. Bunun yerine, daha sıcak tonlara ve doğal malzemelere yapılan vurgu, daha topraksı renklerin ve doğal unsurların dahil edilmesinin konfor, güvenlik ve stresin azalmasıyla bağlantılı olduğu renk psikolojisindeki teorilere doğrudan gönderme yapıyor. Bu idari bağlamda kapsamlı biyofilik unsurlara doğrudan erişim sınırlı olsa da, doğal meşe dokularının ve renk paletinin dahil edilmesi, doğayla bir bağ kurmayı ve sakinlik duygusunu teşvik etmeyi amaçlayan biyofilik tasarım ilkelerine göndermeler olarak hizmet ediyor.
Bu tasarım yaklaşımı, bir yapının sadece fiziksel işlevselliğiyle sınırlı kalmayıp, kullanıcılarının duygusal ve psikolojik hallerini etkileyerek daha olumlu ve destekleyici bir atmosfer yarattığını savunuyor.
PROJE KÜNYESİ
Konum
Kahramanmaraş, Türkiye
Proje Alanı
1.790 m2
İşveren
Halil Gürsoy Sağlık Hizmetleri
Sektör
Ofis, Ticari
Hizmetler
Mimari Tasarım, İç Mimari Tasarım, Mimari Görselleştirme
Tamamlanma Tarihi
2025
Haberler
HG Holding Yönetim Binası A’ Design Award Bronz 2025 Ödül Sahibi
Müşterilerimizin bir adım sonrasını hayal etmelerine yardımcı olan ve o noktaya ulaşmamızı sağlayan kapsamlı çözümler sunmaktayız.




